النساء
Nisa Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 78
أَيْنَمَا تَكُونُوا۟ يُدْرِككُّمُ ٱلْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِى بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ ۗ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا۟ هَـٰذِهِۦ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ ۖ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا۟ هَـٰذِهِۦ مِنْ عِندِكَ ۚ قُلْ كُلٌّ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ ۖ فَمَالِ هَـٰٓؤُلَآءِ ٱلْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا
Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 78
78. Yüce Allah tedbirin takdire karşı bir fayda sağlamayacağını ve oturan kimsenin oturmasının kendisine gelebilecek hiçbir zararı önleyemeyeceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Nerede olursanız olun” hangi zaman ve mekânda bulunursanız bulunun “ölüm sizi bulacaktır. Yüksek kaleler içinde” oldukça sağlam saraylarda ve son derece yüksek meskenlerde “olsanız bile.” Bütün bunlar Allah yolunda cihada bir teşviktir. Bu meyanda kimi zaman cihadın fazilet ve mükâfatı zikredilerek teşvikte bulunulmakta, kimi zaman da cihadı terkin cezası belirtilerek korkutulmakta, kimi zaman da oturanlara oturmanın fayda sağlamayacağı haber verilmekte, kimi zaman da bu yolun kolaylığı ve kısalığı bildirilmektedir.
78. Daha sonra Yüce Allah, peygamberlerin getirdiklerinden yüz çeviren, onlara karşı çıkan cahillerden şöylece haber vermektedir: “Eğer onlara bir iyilik dokunursa” yani bolluk, pek çok mal, evlat ve sağlık erişecek olursa “bu Allah’tandır” derler. “Şâyet onlara bir kötülük dokunursa” yani kuraklık, fakirlik, hastalık, çocukların ve sevilenlerin ölümü isabet edecek olursa bu sefer: “Bu sendendir, derler.” Yani senin bize getirdiklerin sebebi iledir, ey Muhammed! diyerek Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in uğursuz olduğunu ileri sürerler. Tıpkı onların benzerlerinin de daha önce Allah’ın peygamlerinin uğursuzluklarını ileri sürdükleri gibi. Nitekim Yüce Allah Firavun’un kavminden şöyle haber vermektedir: “Fakat onlara iyilik geldiğinde: Bu zaten bizim hakkımızdır dediler. Eğer kendilerine bir fenalık gelirse, Mûsâ ve beraberindekilerin uğursuzluğu olarak kabul ederlerdi.” (el-A’raf, 7/131) Salih’in kavmi de: “Sen ve sana uyanlar bize uğursuzluk getirdiniz.” (en-Neml, 27/47) demişlerdi. Yasin Sûresi’nde sözü geçen kavim de kendilerine gelen elçilere şöyle demişlerdi: “Gerçekten biz sizi uğursuz belledik, şâyet vazgeçmezseniz sizi elbette taşlarız...” (Yasin, 36/18) Küfür ile kalpleri birbirine benzediğinden dolayı söz ve davranışları da birbirine benzemiştir. İşte kötülüğün meydana gelmesini yahut hayrın sona ermesini, peygamberlerin getirdiklerine veya onların bir kısmına nispet eden herkes bu oldukça vahim yerginin kapsamına girmektedir. Yüce Allah onlara cevaben şöyle buyurmaktadır: “De ki: Hepsi” iyilik olsun, kötülük olsun, hayır olsun, şer olsun, “Allah’tandır.” O’nun kaza ve kaderi ile yaratması ile meydana gelir. “Böyle iken bunlara” şu batıl sözü söyleyen kimselere “ne oluyor ki hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?” Hiçbir sözü anlamıyorlar, onu anlama noktasına dahi yaklaşamıyorlar. Yahut da ondan ancak oldukça az şeyleri anlayabiliyorlar. Hangisi olursa olsun bu ifade ile onlar, anlamamaları ve Allah’tan geleni de peygamberinden geleni de kavrayamamaları dolayısı ile yerilmektedirler, azarlanmaktadırlar. Buna sebep ise onların küfür ve yüz çevirmeleridir. Bu yergide zımnen Allah’tan ve Rasûlünden gelenleri kavrayan kimseler övülmekte, bu doğrultuda çalışmak ve bunu sağlayacak yollar teşvik edilmektedir ki Allah ve Rasûlünün sözlerine yönelmek, bunlar üzerinde dikkatle düşünmek ve bunlara ulaştıracak yolları izlemek bu yollar arasındadır. Eğer Allah’tan geleni gereği gibi anlayıp kavrayacak olurlarsa hayrın da şerrin de iyiliklerin de kötülüklerin de tamamıyla Allah’ın kaza ve kaderi ile olduğunu, bunlardan hiçbir şeyin bunun dışında kalmadığını bileceklerdi. Peygamberler ise başlarına gelen bir kötülüğün sebebi olmadıkları gibi, onların getirdikleri de buna sebep değildir. Çünkü peygamberler hem dünya hem âhireti hem de dinin maslahatlarını gerçekleştirmek üzere gönderilmişlerdir.
Ayet işlemleri