المائدة

Maide Suresi

120 ayetMedeniCüz 6

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 110

    إِذْ قَالَ ٱللَّهُ يَـٰعِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱذْكُرْ نِعْمَتِى عَلَيْكَ وَعَلَىٰ وَٰلِدَتِكَ إِذْ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ تُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِى ٱلْمَهْدِ وَكَهْلًا ۖ وَإِذْ عَلَّمْتُكَ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ ۖ وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ بِإِذْنِى فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِى ۖ وَتُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ بِإِذْنِى ۖ وَإِذْ تُخْرِجُ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِى ۖ وَإِذْ كَفَفْتُ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ عَنكَ إِذْ جِئْتَهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsâ, senin üzerindeki ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Hani ben, seni Rûhu’l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Hani sana kitabı (yazıyı), hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i de öğretmiştim. Hani benim iznimle çamurdan bir kuş suretine benzer bir şeyi yapıyordun; ona üfürüyordun da iznimle (canlı) bir kuş oluveriyordu. Anadan doğma körü, abrası (alaca hastalığına yakalanmışı) da yine benim iznimle iyi ediyordun. Yine benim iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkartıyordun. Ve hani İsrailoğulları'nı kendilerine apaçık mucizelerle geldiğin zamanda senden (zarar vermelerini engelleyerek) çekmiştim de içlerinden kâfir olanları; “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” demişlerdi.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 110

    110. “Allah (o gün) şöyle diyecek: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla!” Yani sen bu nimeti kalbinle ve dilinle an. Rabbine şükür olmak üzere bu nimetin gereğini yerine getir. Çünkü Allah sana başka kimselere vermemiş olduğu nimetleri vermiştir. “Hani ben seni Ruhu’l-Kudüs’le desteklemiştim.” Yani Ben seni temizleyen, arındıran ve buna bağlı olarak Allah’ın emrini yerine getirme ve O’nun yoluna davet etme gücünü elde ettiğin bir ruh ve vahiy ile seni güçlendirmiş idim. “Ruhu’l-Kudüs”ten kastın Cebrail aleyhisselam olduğu da söylenmiştir. Buna göre Allah, Cebrail ile, Cebrail’in onunla birlikte bulunması ile ve zorluk hallerinde ona sebat vermesi ile İsa’ya yardımcı olmuştur. “Beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun.” Burada konuşmaktan kasıt mücerred söz söylemekten ibaret olan alışılmış bir konuşma değildir. Bundan kasıt muhatabın kendisi ile fayda gördüğü konuşmadır. Bu ise Allah’a davettir. İsa aleyhisselam’ın bu konudaki durumu kardeşleri olan diğer Ulu’l-azm peygamberlerin durumu gibidir. Bunlar yetişkinlik dönemlerinde risalet, hayra davet etmek, kötülüğü sakındırmak sureti ile konuşmuşlardır. Ancak İsa onlardan farklı olarak insanlarla beşikte iken de konuşmuş ve şöyle demiştir: “Ben Allah’ın kuluyum, bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum sürece namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.” (Meryem, 19/30-31) “Hani sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim.” Kitap, önceden indirilmiş kitapları ve özellikle Tevrat’ı kapsar. İsa, bütün İsrailoğulları peygamberleri arasında -Mûsâ’dan sonra- Tevrat’ı en iyi bilen kimsedir. İncil ise Allah’ın İsa’ya indirdiklerini kapsamaktadır. Hikmet ise şeriatın sırlarını, faydalarını, hikmetlerini bilip güzelce davette ve talimde bulunmak, gereken şeylere gerektiği şekilde riâyet etmek demektir. “Hani benim iznimle çamurdan kuş şekli yapıyordun” yani canı bulunmayan şekil verilmiş bir kuş yapıyordun “ve ona üfürüyordun da iznimle bir kuş oluyordu. Anadan doğma körü” yani görmeyen ve gözü de bulunmayan kimseyi “alacalıyı da yine benim iznimle iyi ediyordun. Yine benim iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkartıyordun.” İşte bunlar apaçık belgeler ve göz kamaştırıcı mucizelerdir. Doktorlar da başkaları da bunların benzerini meydana getirmekten yana acizdirler. Allah İsa’yı bunlarla desteklemiş ve bunlar vasıtası ile onun davetini güçlendirmiştir. “Hani İsrailoğullarını (seni öldürmek istediklerinde) senden uzak tutmuştum ki o zaman sen kendilerine apaçık deliller getirmiştin de içlerinden kâfir olanlar:” hak kendilerine İsa’ya imanı gerektirecek şekilde apaçık belgelerle desteklenmiş olarak geldiğinde: “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” demişlerdi.” İsa’yı öldürmek istemişler, bu uğurda da çabalarını ortaya koymuşlardı. Allah ise onların İsa’ya zarar vermelerini önlemiş, onlardan İsa’yı korumuş ve muhafaza etmişti. İşte bunlar Allah’ın kulu ve Rasûlü, Meryem oğlu İsa’ya ihsan ettiğini belirttiği lütuflarıdır. Bunlar dolayısı ile İsa’yı Allah’a şükretmeye ve bu nimetlerin gereğini yerine getirmeye davet etmektedir. İsa da bunları tam anlamıyla yerine getirmiş, kardeşleri arasından Ulu’l-azm olan peygamberlerin sabrettiği gibi sabretmiştir.

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 110 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureEnam Suresiالأنعام

Hata bildir

Daha fazla