المائدة
Maide Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 95
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقْتُلُوا۟ ٱلصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۚ وَمَن قَتَلَهُۥ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآءٌ مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ ٱلنَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِۦ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًۢا بَـٰلِغَ ٱلْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّـٰرَةٌ طَعَامُ مَسَـٰكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَٰلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِۦ ۗ عَفَا ٱللَّهُ عَمَّا سَلَفَ ۚ وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ ٱللَّهُ مِنْهُ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ
Ey iman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse; cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kâbe'ye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) (avladığının) benzeri bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma keffaretidir veya buna denk gelecek kadar oruç tutmasıdır. Böylelikle, işlediğinin vebalini tatmış olur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah mutlak galiptir, intikam sahibidir.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 95
95. Daha sonra Yüce Allah, ihramlı iken av hayvanının öldürülmesi yasağını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler,” hac veya umrede “ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin.” Av yasağına, onun öldürülmesine yol açacak şeyler, öldürmeye ortak olmak, onun yerini göstermek, öldürülmesine yardımcı olmak da girmektedir. Hatta bu yasağın tamamlayıcı bir unsuru olmak üzere ihramlı bir kimsenin, kendisi için öldürülmüş yahut kendisi için avlanmış bir hayvanın etinden yemesi de yasaktır. Bütün bunlar bu büyük ibadete tazim içindir. Bu amaçla ihramlı olan bir kimseye, ihramdan önce kendisi için helâl olan avlanma artık haramdır. “İçinizden kim onu” yani av hayvanını “bilerek” kasten “öldürürse bunun cezası, Kâbe’ye ulaştırılmak üzere” yani Harem bölgesinde kesilmek üzere “öldürdüğü hayvanın benzeri olacak” deve, inek veya koyun türünden ona benzer “bir ehlî hayvan (kurban etmek)”tir. Öldürdüğü hayvanın bunlar arasında benzerinin hangisi olduğuna bakılır. Bu kimsenin öldürdüğü hayvanın benzerini boğazlayıp tasadduk etmesi icabeder. Bu konuda esas alınacak olan benzerliğin olmasıdır. “iki adil kimsenin hükmü ile belirlenecek” Yani hüküm vermeyi bilen ve benzerlik yönünü kestirebilen adil iki kişi bu konuda hüküm vermelidir. Nitekim ashab-ı kiram -Allah onlardan razı olsun- böyle yapmışlardır. Onlar bir güvercine karşılık bir koyun, deve kuşuna karşılık bir deve veya inek, çeşitli türleri ile yaban ineğine karşılık da bir inek kesilmesine hüküm vermişlerdir. Aynı şekilde bu ehli hayvanlar içinde av hayvanının benzeri hangisi ise ona karşılık olarak o kesilir ve tasadduk edilir. Eğer avlanan hayvan, bu ehli hayvanlardan herhangi birisine benzemiyor ise o takdirde telef olan mallardaki kâide gereğince onun da kıymeti ödenir. “Yahut yoksullara yemek yedirmek şeklinde bir keffâret” Bu işin kefâreti, yoksul kimselere yemek yedirmektir. Yani av hayvanının benzeri kabul edilen ehli hayvanın karşılığı, yemek olarak tespit edilir ve bu, yoksullara yedirilir. Birçok alim şöyle demiştir: Ceza olarak ön görülen hayvanın kıymeti tespit edilir ve onunla yiyecek satın alınır. Böylece her bir yoksula bir müd buğday yahut da onun dışındaki yiyeceklerinden yarım sâ’ verilir. “Veya bunun” bu yiyeceğin “dengi oruç tutmaktır.” Yani her bir yoksula yemek yedirmeye karşılık bir gün oruç tutar. “Tâ ki” sözü edilen ceza onun hakkında vacip kılınmak sureti ile “ettiğinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmiştekileri bağışlamıştır. Fakat kim” bundan sonra “bir daha böyle yaparsa Allah ondan intikam alır. Allah Azîzdir, intikam sahibidir.” Kefaret kasten öldüren için de hataen öldüren için de söz konusu olmakla birlikte yalnızca av hayvanını kasten öldürenin cezası söz konusu edilmiştir. Nitekim bu konuda şer’î kaide şudur: Korunulması gereken can ve malları telef eden kimse, eğer bu telefi haksız ise hangi halde olursa olsun onun tazminatını ödemekle yükümlüdür. İşte Yüce Allah burada böyle bir fiil yapana karşılık kefareti, ilahi cezalandırmayı ve intikamı söz konusu etmektedir. Bunlar kasten bu fiili işleyen kimseler hakkındadır. Hataen bu işi işleyene gelince, onun hakkında ilâhi bir ceza söz konusu değildir; ama o kimsenin yalnızca kefaret ödemesi gerekmektedir. İlim adamlarının cumhurunun görüşü budur. Sahih olan görüş ise âyet-i kerimenin açıkça ifade ettiği gibi bu fiili kasti olarak işlemeyen kimse hakkında günah söz konusu olmadığı gibi kefaret de söz konusu değildir.
Ayet işlemleri