الأنعام

Enam Suresi

165 ayetMekkiCüz 7

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 103

    لَّا تُدْرِكُهُ ٱلْأَبْصَـٰرُ وَهُوَ يُدْرِكُ ٱلْأَبْصَـٰرَ ۖ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    Gözler O’nu onu ihata ve idrak edemez. O ise bütün gözleri kuşatmıştır. O, lütuf sahibidir, her şeyden haberdardır.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 103

    103. “Gözler” azameti, celali ve kemali dolayısı ile “O’nu kuşatamaz”; yani âhirette gözler Allah’ı görecek, O’nun kerim zatına bakmakla sevince gark olacak olsa bile yine de O’nu kuşatamazlar. Burada gözlerin O’nu kuşatmasının nefyedilmesi, görülmesinin nefyedilmesi demek değildir. Aksine bu buyruğun mefhumu görmeyi isbat etmektedir. Çünkü bu buyruk görmenin en özel niteliği olan “kuşatmayı” nefyetmektedir. Bu ise ruyetin (Allah’ın ahirette görülmesinin) sabit olduğuna delildir. Çünkü Yüce Allah “görmeyi” nefyetmeyi murad etmiş olsaydı: “Gözler onu göremez” buyurur veya benzeri bir ifade kullanırdı. Böylelikle âyet-i kerimede âhirette Rablerinin görülmesini kabul etmeyen Muattile (Mutezile vb.) mezhebi lehine delil olacak bir taraf yoktur. Aksine onların görüşlerinin tam aksine delil vardır. “O ise bütün gözleri kuşatır” İlmi görüleni ve görülmeyeni, işitmesi açık ve gizli bütün sesleri, görmesi de küçüğü ile büyüğü ile görülmeye konu olan her şeyi kuşatır. Bundan dolayı Yüce Allah: “O, Latiftir, her şeyden haberdardır” buyurmaktadır. Yani O her bir şeyi bütün incelikleri ve ayrıntıları ile bilir. O kadar ki gizlilikleri, saklı olan şeyleri, üstü kapalı olan şeyleri de idrak edip bilir. Kulunu dininin maslahatlarına yönlendirmesi, fark etmeyeceği hatta uğrunda çaba ve gayret harcamadığı birtakım yollarla bu maslahatları ona ulaştırması da O’nun Latif oluşunun bir tecellisidir. Yine Yüce Allah kulunu ebedi mutluluğa, sonu gelmez kurtuluşa ummadığı yerlerden ulaştırır. Hatta kulun hoşlanmadığı, acı duyduğu ve Allah’a onları kaldırması için dua ettiği şeyleri bile kulu hakkında takdir eder ki bunu da Yüce Allah’ın, böylesinin kulun dini açısından daha uygun olduğunu ve onun mükemmele doğru ilerlemesinin bunlara bağlı olduğunu bildiği için yapar. Dilediği şekilde lütufta bulunan ve mü’minlere çok merhametli olan Allah’ın şanı ne yücedir!

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 103 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureAraf Suresiالأعراف

Hata bildir

Daha fazla