الأنعام
Enam Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 19
قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَـٰدَةً ۖ قُلِ ٱللَّهُ ۖ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ ۚ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ ۚ قُل لَّآ أَشْهَدُ ۚ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ
De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 19
19. Hidâyeti açıklamış olduğumuz ve izlenmesi gereken yolları açıkça bildirdiğimiz için onlara sorarak “de ki:” Bu büyük ve temel ilke (tevhid) hakkında “Kimin şahitliği en büyüktür? De ki: Allah,” şahitliği en büyük olan Allah'tır ve “benimle sizin aranızda O şahittir.” Çünkü şahitliği O’ndan daha büyük, O’ndan daha azametli hiçkimse yoktur ve O, ikrarı ve fiili ile benim lehime şahitlik etmektedir. Size söylediklerim hususunda O da beni onaylamaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eğer bazı sözleri uydurup bize isnad etseydi, biz elbette onu yakalar, sonra da kalp (can) damarını koparırdık.” (el-Hâkka, 69/44-46) Yüce Allah hikmeti sonsuz olan ve her şeye gücü yetendir. Kendisini peygamber olarak göndermediği halde Allah’ın kendisini gönderdiğini iddia eden ve ona böyle bir şeyi emretmemekle birlikte bütün insanları davet etmeyi emrettiğini, üstelik kendisine muhalefet edenlerin kanlarını, mallarını ve kadınlarını esir almayı mubah kıldığını söyleyen bir yalancıyı bu hali üzere bırakması, Allah’ın hikmetine ve kudretine yakışmaz. Eğer bu kişi bütün iddialarında yalancı ise Allah’ın onu bu halinde bırakıp ona ilişmemesi, fiiliyle de onu tasdik ederek göz kamaştırıcı mucizelerle, apaçık belgelerle onu desteklemesi, ona yardımcı olması, ona muhalif hareket eden ve düşmanlık edenleri yardımsız bırakması, Allah’ın hikmet ve kudretine yakışmaz. Acaba bu şahitlikten daha büyük hangi şahitlik vardır? “Bu Kur’an bana onunla sizi ve her kime ulaşırsa onları korkutup uyarmam için vahyolundu.” Yani Allah, bu Kur’an’ı bana sizin faydanız ve maslahatınız için onunla sizi can yakıcı azaba karşı uyarayım diye vahyetti. Uyarma, uyarılan şeyin özendirme ve sakındırma suretinde hatırlatılması ile, uyarılara kulak verenlere de uyarıldıkları şeylerden kendilerini sakındıracak zahiri ve batıni söz ve amellerin açıklanması ile olur ki bunları yerine getiren uyarıyı kabul etmiş olur. İşte bu Kur’an-ı Kerim de sizin için -ey muhataplar- gerekli uyarılar vardır. Kıyamet gününe kadar bu Kur’an’ın kendisine ulaşacağı herkes için de bu, böyledir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de kendisine ihtiyaç duyulan bütün ilahî maksat ve gayeler açıklanmıştır. Şanı Yüce Allah, tevhide dair şahitliklerin en büyüğü olan kendi şahitliğini beyan ettikten sonra şöyle buyurmaktadır: Allah’ın bildirdiklerine karşı çıkan ve peygamberlerini yalanlayan şu kimselere de ki: “Şimdi, siz Allah ile birlikte başka ilahlar olduğuna mı şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben (buna asla) şahitlik etmem.” Yani eğer onlar buna şahitlik edecek olurlarsa sen onlarla şahitlik etme. Şimdi şu iki şahitlik arasında bir değerlendirme yapalım: Bir yanda O, en doğru sözlü ve alemlerin Rabbi olan Allah'ın ve yaratılmışların en temizi olan, üstelik kat’i belgelerle ve göz kamaştırıcı delillerle desteklenen Rasulü’nün hiçbir ortak tutulmaksızın Allah’ın birleneceğine dair şahitliği; diğer yanda akılları ve dinleri karmakarışık, içinden çıkılmaz bir hal almış, görüşleri ve ahlâkları bozulmuş, aklı başında olanları kendilerine güldürecek dereceye gelmiş müşriklerin şahitliği! Üstelik müşriklerin bu şahitliği, kendi fıtratlarına dahi aykırıdır. Yüce Allah ile birlikte başka ilahların varlığını kabul etmeye dair sözleri birbiri ile çelişmektedir. Halbuki onların muhalefet ettiği şey hakkında -aleyhte delil getirmek şöyle dursun- en ufak bir şüphe dahi yoktur. Artık sen -eğer aklını kullanabilen bir kimse isen- bu iki şahitlikten dilediğini tercih et. Bizler kendimiz için Allah’ın, peygamberi için seçip tercih ettiğini seçiyoruz. Zira Allah bize o peygambere uymamızı emretmiştir. Yüce Allah Peygamberine hitaben: “De ki: O ancak tek bir ilahtır” buyurmaktadır. Yani O’ndan başka hiçbir kimsenin ubudiyet ve uluhiyete layık olması söz konusu değildir. O yaratmak ve yaratılmışların işlerini çekip çevirmekte tek olduğu gibi ubudiyet ve uluhiyetinde de tektir. “Ve ben sizin” O’na “ortak koştuklarınızdan” putlardan, Allah’a eş koştuklarınızdan, Allah’a ortak koşulan her bir şeyden “tamamen berîyim.” yani uzağım. İşte tevhidin hakikatı budur: Yalnızca Allah’ın uluhiyetini kabul etmek ve O’nun dışındaki bütün varlıkların uluhiyetlerini reddetmek.
Ayet işlemleri