الصف

Saf Suresi

14 ayetMedeniCüz 28

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 5

    وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَـٰقَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِى وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ ۖ فَلَمَّا زَاغُوٓا۟ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ ۚ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَـٰسِقِينَ

    Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 5

    5. “Hani Mûsâ kavmine” yaptıkları dolayısı ile onları azarlayarak ve Allah’ın rasûlü olduğunu bildikleri halde kendisine eziyet etmiş olduklarından dolayı sitem ederek: “Ey kavmim! Benim Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bildiğiniz halde” söz ve davranışlarınızla “niçin bana eziyet ediyorsunuz? demişti.” Oysa Allah’ın gönderdiği bir peygambere ikramda bulunmak, saygı göstermek, onu tazim etmek, emirlerini yerine getirmek ve verdiği hükümleri gerçekleştirmek için eli çabuk tutmak gerekir. Allah’ın ihsanından sonra insanlara herkesten daha çok iyilikte bulunan peygamberlere eziyet etmek, son derece çirkin bir iş ve küstâhlıktır. Bile bile dosdoğru yoldan sapmaktır. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar sapınca” yani kendi iradeleri ile haktan uzaklaşınca “Allah da” kendileri için tercih edip beğendikleri sapmalarına bir ceza olmak üzere “kalplerini saptırdı.” Hidâyete ulaşma tevfikini onlara vermedi. Çünkü hayır, onlara yakışmaz. Onlar ancak kötülüğe layık kimselerdir. "Allah fâsık toplumu” Yani fâsıklık niteliğine sahip olan ve hidâyet bulmak gibi bir maksatları olmayanları “hidâyete iletmez.” Bu âyet-i kerime, Allah’ın kulları saptırmasının, onlara haksızlık yapması demek olmadığını ve bu konuda onların Allah’a karşı sunacakları herhangi bir mazeretlerinin de olamayacağını göstermektedir. Çünkü buna sebep olanlar kendileridir. Hidâyeti tanıdıktan sonra onun kapısını yüzlerine kapatanlar bizzat kendileridir. Artık bu duruma geldikten sonra Allah da saptırmak ve kalplerini eğriltmek suretiyle onları cezalandırır. Bu da onlara verdiği adil bir cezadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İlk defa ona iman etmedikleri gibi Biz de onların kalplerini ve gözlerini çeviririz de azgınlıkları içerisinde onları kör ve şaşkın bir halde bırakırız.” (el-En’âm, 6/110)

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 5 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureCüma Suresiالجمعة

Hata bildir

Daha fazla