الأعراف
Araf Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 157
ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلرَّسُولَ ٱلنَّبِىَّ ٱلْأُمِّىَّ ٱلَّذِى يَجِدُونَهُۥ مَكْتُوبًا عِندَهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَٱلْإِنجِيلِ يَأْمُرُهُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَىٰهُمْ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ ٱلْخَبَـٰٓئِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ إِصْرَهُمْ وَٱلْأَغْلَـٰلَ ٱلَّتِى كَانَتْ عَلَيْهِمْ ۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِهِۦ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلنُّورَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ مَعَهُۥٓ ۙ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmî Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 157
157. Allah’ın âyetlerinin anlamlarını bilmek ve gereklerince amel etmek de o ayetlere iman etmenin tamamlayıcı bir unsurudur. İşte dinin aslında ve fürunda, zahiren ve batinen peygambere uymak da bunun bir parçasıdır. İşte bu nedenle devamla şöyle buyrulmaktadır: “Onlar ki yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de” sıfatı ve ismi ile “yazılı buldukları, ümmi peygamber olan o Rasûle tabi olurlar.” Buradaki “ümmi” kaydı ile diğer peygamberlerden çok özellikle Allah Rasulü vurgulanmış olmaktadır. Çünkü bundan kasıt, Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu Muhammed’dir. Bu buyrukların akışı, İsrailoğullarının durumları hakkındadır. O nedenle bu, onların imana girmeleri için Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmelrinin şart olduğunu, ona iman edip tabi olan kimselerin de Allah’ın, rahmetini kendileri için yazmış olduğu mutlak rahmete ehil kimseler olduklarını anlatmaktadır. Peygamber’in “ümmi” olmakla nitelendirilmesi de okuma yazma vasfı bulunmayan ve Kur’an-ı Kerim’den önce herhangi bir kitaba sahip olmayan ümmi ümmet olan Araplardan olması dolayısı iledir. İşte onlar, bu peygamberin niteliklerini yanlarındaki Tevrat ve İncil’de bulmaktadırlar ki bu niteliklerin en önemlisi ve en büyüğü ise onun davet ettiği ve yasakladığı şeylerdir. Bu peygamber “onlara iyiliği” yani güzel, faydalı ve doğru olarak bilinen her bir şeyi “emreder, onları kötülüklerden” Akıl ve fıtrat itibari ile çirkin olduğu bilinen şeylerden “alıkoyar.” Buna göre onlara namaz kılmayı, zekât vermeyi, oruç tutmayı, haccetmeyi, akrabalık bağlarını gözetmeyi, anne-babaya ve komşulara iyilik etmeyi, kölelere güzel muamele etmeyi, diğer insanlara karşılıksız olarak faydalı olmayı, doğru ve samimi olmayı, iffetli olmayı, iyiliği, içtenlikle öğüt vermeyi vb. iyi şeyleri emreder. Allah’a ortak koşmayı, haksız yere adam öldürmeyi, zinayı, aklı sarhoş eden her bir şeyi içmeyi, yaratılmışlara zulmetmeyi, yalanı, hayasızlığı, günahkârlığı vb. kötülükleri de yasaklar. Onun Allah’ın peygamberi olduğunun en büyük delili, kendisine davet ettiği, yerine getirilmesini emrettiği, yasak kılındığını belirttiği, helâl ve haram olduğunu bildirdiği şeylerdir. Çünkü o peygamber “onlara” yiyecek, içecek, evlenme, söz ve davranışlardan “temiz ve hoş şeyleri helâl, pis ve murdar şeyleri de haram kılar, üzerlerindeki ağır yükü ve zincirleri indirir.” Onun nitelikleri arasında getirdiği dinin, kolay ve müsamahakar olması da vardır. Onda ağır bir mükellefiyet, insanların zorlanacakları yükümlülükler, altından kalkılamayacak sorumluluklar yoktur. “Ona iman edenler, onu destekleyip yüceltenler” onu tazim edenler “ona yardım edenler ve onun beraberinde indirilen nura” yani şüphe ve bilgisizlik karanlıklarında ışığı ile aydınlanılan ve görüşler birbiri ile çeliştiğinde kendisine uyularak doğru yola ulaşılan Kur’an’a “tâbi olanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Dünya ve âhiret hayrını elde eden, her ikisindeki kötülüklerden de kurtulan kimselerdir. Çünkü bunlar kurtuluşun en büyük ve önemli sebeplerini gerçekleştirmiş kimselerdir. Bu ümmi peygambere iman etmeyip onu gereği gibi yüceltmeyen, ona yardım etmeyen, onunla birlikte indirilen nura uymayan kimseler ise hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ayet işlemleri