المدثر
Müdahhir Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Sureye giriş: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
74- MÜDDESSİR SÛRESİ
(Mekke’de inmiştir. 56 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 1
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
Ey elbisesine bürünen!
Ayet işlemleri
- 2
قُمْ فَأَنذِرْ
Kalk ve uyar!
Ayet işlemleri
- 3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
Rabbini tekbir et (yücelt).
Ayet işlemleri
- 4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
Elbiseni de temizle/Rabbini tekbir et (yücelt).
Ayet işlemleri
- 5
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
Pisliklerden de uzak dur!
Ayet işlemleri
- 6
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
(Yaptığını) çok görerek minnet etme!
Ayet işlemleri
- 7
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
Rabbin için sabret!
Ayet işlemleri
- 8
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
Sûr’a üflendiği zaman.
Ayet işlemleri
- 9
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
İşte o gün, çok zor bir gündür.
Ayet işlemleri
- 10
عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
Kâfirler için hiç kolay değildir.
Ayet işlemleri
- 11
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.
Ayet işlemleri
- 12
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا
Ona ardı arkası kesilmeyen bir servet verdim.
Ayet işlemleri
- 13
وَبَنِينَ شُهُودًا
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.
Ayet işlemleri
- 14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا
Kendisi için (dünya nimetlerini) yaydıkça yaydım.
Ayet işlemleri
- 15
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
Daha da artırmamı umuyor.
Ayet işlemleri
- 16
كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًا
Asla! Çünkü o ayetlerimize karşı çok inatçıdır.
Ayet işlemleri
- 17
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
Onu sarp bir yokuşa zorlayıp süreceğim.
Ayet işlemleri
- 18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
Çünkü o; düşündü, ölçtü, biçti.
Ayet işlemleri
- 19
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti!
Ayet işlemleri
- 20
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü, biçti!
Ayet işlemleri
- 21
ثُمَّ نَظَرَ
Sonra şöyle bir baktı.
Ayet işlemleri
- 22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
Sonra da kaşlarını çatıp, surat astı.
Ayet işlemleri
- 23
ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.
Ayet işlemleri
- 24
فَقَالَ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir.
Ayet işlemleri
- 25
إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
"Bu, insan sözünden başka bir şey değildir.''
Ayet işlemleri
- 26
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
Ben onu Sekar’a (Cehennem'e) sokacağım.
Ayet işlemleri
- 27
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
Sekar’ın ne olduğunu bilir misin sen?
Ayet işlemleri
- 28
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
O geride bir şey koymaz ve bırakmaz.
Ayet işlemleri
- 29
لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ
İnsan derisini yakıp kavurur.
Ayet işlemleri
- 30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
Üzerinde on dokuz (melek) vardır.
Ayet işlemleri
- 31
وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَـٰنًا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَـٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا مَثَلًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
Biz; kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin imanları artsın, kendilerine kitap verilenler ile iman edenler şüpheye kapılmasın, kalplerinde bir hastalık olanlar ile küfre sapanlar da, “Allah, bu örnekle (on dokuz sayısı ile) neyi anlatmak istedi?” desin diye o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık ve onların sayısını da kâfirler için yalnızca bir fitne/imtihan yaptık. Allah; dilediğini işte böyle saptırır, dilediğine de hidayet eder. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.
Ayet işlemleri
- 32
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
Hayır! And olsun Ay’a!
Ayet işlemleri
- 33
وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
Dönüp gittiği zaman geceye,
Ayet işlemleri
- 34
وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
Ve ağarmakta olan sabaha,
Ayet işlemleri
- 35
إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
Şüphesiz o (Sekar), büyük (musibetlerden) biridir.
Ayet işlemleri
- 36
نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ
İnsanlar için bir uyarıcıdır.
Ayet işlemleri
- 37
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
Sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için.
Ayet işlemleri
- 38
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
Her nefis kazandığına karşılık bir rehindir.
Ayet işlemleri
- 39
إِلَّآ أَصْحَـٰبَ ٱلْيَمِينِ
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) başkadır.
Ayet işlemleri
- 40
فِى جَنَّـٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ
(Onlar) cennetlerdedirler. Birbirlerine sorarlar.
Ayet işlemleri
- 41
عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
Suçlulardan.
Ayet işlemleri
- 42
مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
“Sizi Sekara/Cehennem'e sokan nedir?''
Ayet işlemleri
- 43
قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
Onlar derler ki; "Biz namaz kılan kimseler değildik."
Ayet işlemleri
- 44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
“Yoksulları da doyurmazdık.''
Ayet işlemleri
- 45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
"(Batıla) Dalanlarla beraber biz de dalıp gitmiştik."
Ayet işlemleri
- 46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
“Hesap gününü de yalanlıyorduk.''
Ayet işlemleri
- 47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
“Nihayet ölüm bize gelip çatıncaya dek.''
Ayet işlemleri
- 48
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَـٰعَةُ ٱلشَّـٰفِعِينَ
Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.
Ayet işlemleri
- 49
فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
Öyleyse onlara ne oluyor da öğütten yüz çeviriyorlar?
Ayet işlemleri
- 50
كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
Onlar adeta ürkütülmüş yaban eşekleri gibidir.
Ayet işlemleri
- 51
فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
Aslandan ürküp, kaçan.
Ayet işlemleri
- 52
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Ayet işlemleri
- 53
كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ
Asla! Doğrusu onlar ahiretten korkmuyorlar.
Ayet işlemleri
- 54
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ
Hayır! Şüphesiz o (Kur'an) ancak bir öğüttür.
Ayet işlemleri
- 55
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
Ayet işlemleri
- 56
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan da, bağışlayıcı olan da O’dur.
Ayet işlemleri
Surenin sonucu: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Müddessir Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd Yüce Allah’adır, minnet duygularımız O’nadır.