التوبة
Tevbe Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 102
وَءَاخَرُونَ ٱعْتَرَفُوا۟ بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا۟ عَمَلًا صَـٰلِحًا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيْهِمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
(Savaştan geri kalan) Diğer bir kısım da, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah, tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 102
102. Medine’de ve Medine’nin çevresinde bulunanlar arasında hatta diğer İslâm beldelerinde olanlardan “diğer bir kısım da günahlarını itiraf ettiler.” Günahlarını kabul ederek onlara pişman oldular, bu günahlardan tevbe etmeye ve onların kirlerinden arınmaya koştular. “Bunlar, salih amellere kötü ameller karıştırmışlardır.” Bir amel, ancak kul, tevhidin ve imanın küfür ve şirkten kurtaran asgari derecesine sahip olduğu takdirde salih olur. Zira böyle bir iman ve tevhid, her türlü salih amel için şarttır. İşte bunlar da salih amelleri kötü amellere karıştırmışlardır. Bazı haramları işlemek ve bazı farzları yerine getirmekte kusurlu davranmak gibi. Bununla birlikte onlar, günahlarını itiraf etmekte ve Yüce Allah’ın günahlarını bağışlamasını ummaktadırlar. İşte böyleleri “olur ki Allah, onların tevbelerini kabul eder.” Allah’ın kulunun tevbesini kabul etmesi ise iki şekilde olur: Ona tevbe etme muvaffakiyetini ihsan etmesi ve fiilen tevbe etmelerinden sonra da bu tevbelerini kabul etmesi. “Şüphesiz Allah, Ğafurdur, Rahimdir.” Yani mağfiret ve rahmet, Yüce Allah'ın, hiçbir mahlukun uzak olmadığı, hatta ulvi ve süfli alemin varlığını devam ettirmesinin kendilerine bağlı olduğu iki sıfatıdır. Zira Yüce Allah zulümleri sebebi ile insanları cezalandıracak olsa yeryüzünde canlı tek bir varlık bırakmazdı: “Muhakkak ki Allah, göklerle yeri düzenleri bozulmasın diye tutar. Eğer düzenleri bozulacak olsa andolsun ki O’ndan başka hiçbir kimse onları tutamaz. Muhakkak ki O, hilim sahibidir, mağfiret edendir.” (Fâtır, 35/41) Kendi aleyhlerine kötülük işlemede ileri giderek ömürlerini kötülükler işlemekle berbat eden kimseleri, -ölümlerinden çok az bir süre önce dahi olsa- tevbe edip Allah’a yöneldikleri takdirde affedip bağışlaması da Allah’ın mağfiretinin bir tecellisidir. Bu âyet-i kerime hem iyilikler hem de kötülükler işleyen, kötülüklerini itiraf eden, samimi bir tevbe yapmamış olmakla birlikte bunlardan pişman olan bir kimsenin korku ile ümit arasında olduğuna, bununla birlikte kurtuluş ihtimalinin daha yüksek olduğuna delildir. Hem iyilikler hem de kötülükler işlemekle birlikte günahını itiraf etmeyen ve yaptıklarına pişman olmayan, aksine günahlar üzerinde ısrar edip duran kimsenin durumu ise çok endişe vericidir, onun azaba uğraması büyük bir ihtimaldir.
Ayet işlemleri