التوبة
Tevbe Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 91
لَّيْسَ عَلَى ٱلضُّعَفَآءِ وَلَا عَلَى ٱلْمَرْضَىٰ وَلَا عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنفِقُونَ حَرَجٌ إِذَا نَصَحُوا۟ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۚ مَا عَلَى ٱلْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Allah’a ve Rasûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte/ihsanda bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 91
91. Allah daha önce özür beyan edenleri söz konusu etmişti. Bu kimseler, bir bölümü dinen mazereti kabul edilenler, bir bölümü de kabul edilmeyenler olmak üzere iki kısım olduklarından dolayı Yüce Allah, bu hususu şöyle söz konusu etmektedir: Cihada çıkmaya ve savaşmaya güçleri yetmeyen, bedenlerinde ve gözlerinde zaaf bulunan “zayıflara, hastalara”; bu hastalık, kişinin cihada çıkma gücünü ortadan kaldıran topallık, körlük, sıtma, felç vb. bütün hastalık türlerini kapsar, “ve harcayacak bir şey bulamayanlara” yani savaş yolculuğunda kendilerini gidecekleri yere ulaştıracak kadar azık ve binek bulamayanlara; “Allah’a ve Rasûlüne karşı samimi olmaları şartı ile” yani imanlarında samimi olmaları ve eğer cihada güçleri yetmiş olsaydı mutlaka güçlerinin yettiği kadarı ile cihada çıkma niyet ve azmini taşımaları, ellerinden geldiği kadar cihada çıkmaya teşvik etmeleri ve bu konuda insanların arzularını harekete geçirmeleri şartıyla cihada çıkmamalarından dolayı onlara “hiçbir vebal yoktur.” “Zira iyilik edenlerin aleyhine bir sorumluluk yoktur.” Yani bunların aleyhlerinde sorumluluğu gerektirecek bir durum yoktur. Çünkü bunlar, üzerlerinde olan Allah’ın ve kulların haklarını iyi bir şekilde yerine getirerek kendilerine yöneltilebilecek kınamalara açık kapı bırakmamışlardır. Zira kul, gücü yeten hususlarda üzerine düşeni güzel bir şekilde yerine getirecek olursa güç yetiremediği şeylerin sorumluluklarından kurtulur. Bu âyet-i kerime şöyle bir kaideye delil gösterilmektedir: Kişi şahsı veya malı ile veya buna benzer yollarla başkasına iyilikte bulunacak olup da bilahare bu iyiliği dolayısıyla herhangi bir eksiklik ya da bir şeylerin telef olması sonucunu doğuran bir iş meydana gelirse o, bu eksiklik ve telefin tazminatını ödemez. Çünkü o, iyilik yapan bir kimsedir. İyilik yapanların aleyhine de bir yol ve sorumluluk yoktur. Aynı zamanda bu, iyilik yapmayan, yani kötü olan kimsenin görevini ihmal eden kimse gibi sayıldığına ve sebep olduğu zararların tazminatını ödeyeceğine de delildir. “Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” O’nun mağfiret ve rahmetinin bir tecellisi olarak O, gücü yetmeyenleri affetmiştir. Samimi ve kararlı niyetleri dolayısı ile de cihada güç yetiren ve fiilen cihad eden kimselere verdiği sevabın aynısını onlara verir.
Ayet işlemleri